ilk hemşire rufeyde bint sad
İlk hemşire rufeyde bint sad

Rufeyde bint Sa’d; Tarihteki İlk Hemşire

4 minutes, 6 seconds Read
Paylaşın

İslam tarihindeki ve kayıtlara göre tarihteki ilk hemşire olan Rufeyde Bint Sa’d yaralıları tedavi etmek için bir çok savaşa katılmştır. Kız çocuklarının cahiliye dönemi adetleriyle ölümlerine engel olmaya çalışan Rufeyde, eğitim görmüş hemşirelerin idare ettiği ilk sahra hastanesini kuran kişi olarak İslam Tarihinde önemli bir yere sahiptir.

O günün adını asr-ı saâdet yapan, içlerindeki ümmet ve kardeşlik bilinciydi. Herkes istihdam alanı neresi ise o alanı İslâm’ın sınırlarına göre düzenliyordu. Tüccar olan ticaretini, şair olan şiirini, dil bilen dilini, zeki olan zekâsını, âlim olan ilmini Allah yolunda harcıyordu. Allah yolunda harcamayı harcamaların en güzeli görüyorlardı.

Bugün bu alanlardan bir tanesi olan hemşireliği ve bu ilmin başındaki ismi, İslâm’ın ilk hemşiresi olan, ilmiyle cihad meydanlarında İslâm sancağının bir ucundan tutmak için müthiş bir çaba sarf eden, ilklerin kadını, hayırda çığır açmış hanım sahâbî Rufeyde bint Sa’d’dır.

İslam Dinini İle Şereflenmesi

Rufeyde bint Sa’d el-Eslemi, Yesrib’de doğmuş ve orada yaşamıştır. İslâm’dan önce puta tapanlardan biriyken, Medine’ye hicretten önce Mus’ab b. Umeyr vasıtasıyla İslâm ile şereflenenlerden olmuştur.

Rufeyde’nin eşi Abdullât hurma satıyordu. Yine ticaret için Mekke’ye gittiğinde Mekke halkının yeni bir din ve yeni bir peygamberden bahsettiklerini gördü. Bu yeni din Abdullât’ın çok ilgisini çekti. Geri döndüğünde bu yeni dinden eşi Rufeyde’ye de bahsetti ve o sırada Medine’de öğretmen olan Mus’ab b. Umeyr’in yanına gittiler. Mus’ab onlara selamlaşmayı öğretti ve İslamı anlattı. Rufeyde dinledikten sonra ona kendi meslekî alanı olan sağlıkla ilgili sorular sordu:

– İslâm’da bizim tıp ve tedaviyle uğraşmamız uygun mudur?

Mus’ab:

-Bu en yüce, en soylu, insanlara en faydalı meslek ve görevdir. İslâm bu soylu ve şerefli mesleği hurafelerden ve batıl olan şeylerden arındırmak için gelmiştir.

Rufeyde cevaptan çok etkilendi. Kim bilir belki de bu cevaptan tatmin olmasının sebebi hekim olan babasının putlarla dolu evinde fal okları ile insanları tedavi etme çabasının ona hiç mantıklı gelmiyor oluşuydu.

Rufeyde’nin kocası İslam ile şereflendikten sonra ismini Abdullah olarak değiştirdi ve daha sonra şehit edildi.

Eşinin şehit olmasıyla Rufeyde kendisini mesleği olan sağlıkçılığa adadı. Barış zamanında hasta olan Müslümanları tedavi etmekle uğraşıyor, savaş zamanlarında orduyla beraber cihat meydanlarında mesleğini Allah yolunda îfâ ediyordu.

Mescid-i Nebevî’nin içinde Rufeyde’nin bir çadırı vardı ve Medine’de bulundukları barış zamanlarında hastaları burada tedavi ediyordu. Efendimiz’in (sas) ashâbından birine bir şey olduğunda, “İlk tedavisini yapması için onu Rufeyde’nin çadırına taşıyın. Ben de onu yakından sık sık ziyaret edebileyim.” diyordu.

Savaş zamanlarında İslâm ordusuyla beraber o da yola çıkıyordu. Hayber’de Medine’den çıkıp 180 km yol kat edenlerin arasında Rufeyde de vardı.

Bu savaşta ordu harekete hazırlanırken, Rufeyde kalabalık bir hanım sahâbî topluluğuna ilk yardım ve tedavi teknikleri hakkında eğitimler verdi. Yaralıların nasıl taşınacağını anlattı. Bazı kaynaklar yaralı taşımak için sedye kullanan ilk hemşire olarak Rufeyde’den söz eder.

Böylece savaş anında yaralılar geldiği zaman yarası hafif olanlarla bu sahâbî hanımlar ilgilenecekti, yaralıların durumlarına göre bir sıralama yapılacak ve o sırada büyük bir kargaşanın çıkması engellenecekti. Bu yöntem günümüz hastanelerinde kullanılan triaj yöntemi ile hemen hemen aynıdır. Tıp, triajı “Hasta ve yaralıların yaşamlarını tehdit eden, yaralanmalarına ve beklenen yarara göre sıralanmasıdır.” şeklinde tanımlar. Tıp bu yöntemin ilk defa 1800’lü yıllarda Napolyon savaşlarında kullanılıp I. Dünya Savaşı sırasında daha da geliştirildiğini söylese de biz bu yöntemin 628 yılında Hayber Savaşı’nda İslâm’ın ilk hemşiresi olan Rufeyde bint Sa’d tarafından kullanıldığını görüyoruz.

İslamın kadına verdiği değeri ve önemi gözler önüne sermesi bakımından çalışma hayatıyla Rufeyde tam bir örnektir.

Onuruna her yıl Bahreyn Üniversitesi ile anlaşmalı olarak İngiltere Krallığına bağlı Cerrahi Okulunda Rufeyde Hemşirelik Ödülleri verilmektedir.

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir