Bugun...


Çiğdem Koç

facebook-paylas
Postpartum Hüzün
Tarih: 15-06-2021 11:40:00 Güncelleme: 15-06-2021 11:40:00


Bir anne için doğum sonu ve bebeğini sağlıklı bir biçimde kucağına almak sabırsızlıkla beklenen bir süreçtir. Ancak doğumla birlikte bebeğinin bakimi, gereksinimleri, annenin is yükünde artış, uykusuzluk ve bebeğin bakımında yasayabileceği sıkıntılar, endişe gibi düşünceler annenin psikolojik açıdan yıpranmasına zemin hazırlar.
Postpartum dediğimiz süreç 6 hafta gibi bir süreyi kapsarken, bu dönemde kendini çok göstermeyen depresyon belirtisi ilk 1 yılda görülebilmektedir. Bazı annelerde bu dönem hafif geçebilirken, bazı annelerde daha ağır olabilmektedir.
 
Doğum sonu depresyon yani postpartum hüzün neden olabilecek durumlar; kişinin sosyo-ekonomik durumu, eğitim düzeyi, yasadığı bölgeye ait kültürel etmenler, ailesel faktörler, silintili gebelik süreci geçirme, bebekler ilgili sağlık sorunları, annenin esi ile ilgili sorunları gibi etmenler zemin hazırlayabilmektedir. Sebep olabilecek etmenleri bir çerçevede toplayacak olursak;
 
POSTPARTUM DEPRESYON RISK FAKTÖRLERI (T1)
Doğum öncesi depresyon ve anksiyete varlığı
Geçirilmiş depresyon öyküsü
Bebeğin bakımında yaşanan endişeler
Gebelik komplikasyonları
Eğitim düzeyi
Sosyo ekonomik düzey
Sosyal destekte eksiklik bulunması
Annedeki kronik hastalık öyküsü
İstenmeyen gebelik
Olumsuz evlilik şartları
Kültürel faktör (erkek bebeğin olmaması vb.) 
Anlaşılacağı üzere, postpartum hüzün risk faktörleri annenin gebelik öncesinde veya sırasında yasadığı olumsuzluklar, ruhsal durumlar, geçirmiş olduğu depresyon öyküsünün varlığı etkileyebilmektedir. 
 
Çevresinden veya ailesel durumlardan yine olumsuz etkilerin mevcut olması yasadığı bölgenin yasam tarzı anne üzerinde baskının olması risk oluşturabilmektedir. Yine ailesel baskı olarak erkek bebeğin istenmesi fakat kız bebeğin dünyaya gelmesi veya istenmeyen bir gebelik olması anne de gebelik sonrası depresyon nedeni olabilmektedir. 
 
Annenin doğum sonrası bebeğinin bakımında karşılaşacağı zorluklar (bebeğin beslenme sorunu, anne de uykusuzluk, vs.) anneyi duygusal değişikliklere neden olabilmektedir. Kimi zaman bazı annelerde gebelikte ve sonrasında yasadığı vücudundaki fiziksel değişikler yine anne de olumsuz ruhsal durum yaratabilmektedir. Kısaca annenin yasadığı ortam, sosyo ekonomik düzey, eğitim düzeyi, maddi manevi her yönüyle yasadığı negatiflikler postpartum hüznüne zemin hazırlayabilmektedir. 
 
Peki bir annenin postpartum hüzün sürecinde olduğu nasıl anlaşılabilir?
 
Belirtilerinde; aslında normal bir depresyon ile postpartum hüznünü ayırt edebilmek zor olabilir. Ama kilit nokta sudur ki; postpartum hüzün yasayan bir anne de ailesine ve sevdiklerine karşı bununla birlikte bebeğine karşı agresif zıt duygular ön plana çıkmaktadır.
 
Yasamaktan keyif alamama, doğum sonrasında yaşantısının kötüleşeceği düşüncesi, sürekli mutsuzluk ve üzüntü hali, gebelikten ve doğum yapmış olmasından pişman olduğunu belirten sözler, suçluluk hissi, sinirlilik, gerginlik ve ciddi bir boyut olan ölüm düşüncesi postpartum belirtilerinden sayılabilmektedir.
 
 
POSTPARTUM HÜZÜN  SEMPTOMLARI
 
Endişe, panik atak
Uyku bozukluğu
Cinsel yaşantıda bozulma
Öfke
Konsantrasyonda azalma
Suçluluk, pişmanlık
Bebekle ilgili olumsuz düşünceler
Kontrolsüz ağlama krizleri
İntihar ve ölüm düşünceleri
 
 
EBE/HEMSIRENIN YAKLASIMI,  GÖREV VE SORUMLULUKLARI
 
 Ebe/hemşireler ilk olarak anneyi ve ailesinin diğer üyelerini yakından tanımalı ve takibe almalıdır. Postpartum hüzün açısından değerlendirme ve takip yapılırken sadece anneyi göz önünde bulundurmak yanlış olur. Bu sebeple ailenin bulunduğu yasam Sartlarını iyi bilmesi gerekir. Ebe/hemşire annenin postpartum dönemdeki gereksinimlerini, ne düşünceye sahip olduklarını, beklentilerini bilmeleri gerekir. Ailenin yeni bir döneme geçişine uyum sağlamasında yardımcı olmalıdır. Yeni bir bebeği olan anneye yeterlilik konusunda ve endişelerini azaltmada mutlak yardımcı olmalıdır. 
 
Ebe/hemşirelerin aileye pozitif yönde deneyim yaşamalarına, destekleyici çevre oluşumuna ve olumsuz bir durumda aileyi destekleyici faaliyetlerde bulunması sorumlulukları arasındadır. Annenin bebeğinin bakımında küçük başarıları takdir edilerek, bebeğinin bakımında cesaretlendirilebilir. Bu sayede özgüveni artırılabilir. Annede kendine zarar verme gibi davranışlar görüldüğü takdirde ilk olarak anneye pozitif düşünme, gevşeme teknikleri gibi bas etme yöntemleri öğretilebilir. Ancak bu ciddi bir durum hal alması olası durumunda daha sık izlem yapılıp mutlaka bir ruh sağlığı uzmanına yönlendirilmelidir. 
 
Postpartum süresince anne ve bebeğin iyi bir takibi yapılmalı ve annenin yasayabileceği sorunlar ele alınmalıdır. İlk olarak anne ile iletişime geçilmeli, bunun sonucunda annenin kişisel, obstetrik, tıbbi öykü ve doğum sonu bilgileri alınıp riskler araştırılmalıdır. Annelik rolü, bebeği ile olan ilişkisi, evdeki başka sorumlulukları da değerlendirilmelidir.
 
Ebe/hemşireler bireylerin davranışlarını ilk değerlendiren kişilerdir. Bu anlamda ebe/hemşireler sıkıntılı dönem geçiren bir annenin postpartum dönemde fiziksel ve psikolojik faktörler değerlendirilip bakim verici rol kullanılmalıdır. 
 
Kısaca ebe/hemşireler birçok rollerini kullanarak anneyi doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası takibini yapmalı, düzenli olarak eğitim, danışmanlık ve bakim konusunda titiz olmalı ve bunu yaparken de anneyi bir bütün olarak ailesiyle ele almalıdır. 
 
Bu şekilde olduğu sürece bir kadının yasadığı ve heyecanla beklenen bebek sevincine hem ortak olup hem de öncelikle annenin sonrasında tüm aile fertlerinin bu zor ama güzel, mucizevi değişim sürecine olumlu etkisi olabilecektir.
 
KAYNAK: 
1.) http://adudspace.adu.edu.tr:8080/jspui/bitstream/11607/1764/1/Serap%20T%C3%9CRKYILMAZ.pdf
2.) http://www.turkiyeklinikleri.com/article/en-postpartum-depresyon-53456.html


Bu yazı 233 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GÜNLÜK BURÇ
HABER ARA
YUKARI